“KENDİ FİKİRLERİNİ TÜRK MİLLETİNE DAYATIYORLAR”

SUSUZ BELEDİYESİNDE İŞTEN ÇIKARILMA PROTESTOSU SUSUZ BELEDİYESİNDE İŞTEN ÇIKARILMA PROTESTOSU

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı 27’nci Dönem Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal, partide basın toplantısı düzenlendi.

“TÜRKİYE İYİ YÖNETİLMİYOR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

Memleketi Afyonkarahisar’da hemşehrileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Genel Başkan Uysal, “Türk demokrasinin belki de en zor sınavı diyebileceğimiz 2023 yılı Milletvekili Genel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerini geride bıraktık. O gün hangi iddia da isek bugünde aynı iddiadayız. Türkiye’nin iyi yönetilmediğini ifade ediyoruz. Türkiye’nin kaynaklarının kötü yönetildiğini ifade ediyoruz. Türkiye’de birilerinin aslan payına, birilerinin sırtlan payına razı olduğunu iddia ediyoruz. Bu düzenin değişmesi için demokrasinin işleyebilmesi için, işleyen bir hukuk düzeninin olabilmesi için kurulduğumuz günden bugüne ortaya koyduğumuz iddia, kurucusu ruh ve felsefe temelinde bugün de mücadelemizi devam ettiriyoruz.” dedi.

“TÜRKİYE’DE MALİYET ENFLASYONU KONTROL ALTINA ALINAMIYOR”

“Yine bir kritik seçimin arifesindeyiz. 2024 yılı 31 Mart yerel seçimleri için öncelikle belirtmek isterim ki, başta Afyonkarahisarımız’a sonra Türkiye’mize hayırlara vesile olsun.” diyen Genel Başkan Uysal, “Yerel seçim gündem olsa da milletimizin can alıcı, can yakıcı gündemi asla ve kata değişmiyor. Geçen yıl Ocak ayında Türkiye Cumhuriyeti Devleti 21 katrilyon faiz öderken, yanlış politikaların sonucunda bu yıl 121 katrilyon faiz öder hale gelmiştir. Maalesef Türkiye’de uygulanan politikalar, Türkiye’de gelir adaletsizliğinden başlayarak, Türkiye’nin uluslararası rekabette de mukayeseli üstünlüğünü yitirme noktasına getirdiğini görüyoruz. Ekonomistim diye çıkılan bu yolda uygulanan politikaların neticesinde Türkiye’de maliyet enflasyonunu hiçbir şekilde kontrol defterinde alamadığımız bugün açıklanan TÜİK rakamlarıyla beraber bir kez daha teyit edilmiştir. Topyekün Türkiye’de bir siyasal iklim değişikliği olmadan geçici formülasyonlarla, geçici tedbirlerle sadece ve sadece maliyetleri artırarak yarınlara cirolayarak bu işin üzerinden kimsenin gelebilme imkânı yoktur. O nedenle bu yerel seçimler vesilesiyle her yerde ifade ettiğimiz gibi Türkiye’de ne adli, ne idari, ne siyasi denetimin yapılamadığı en asli vazifesi denetim yapmak olan TBMM’nin asli vazifelerini bile yapamaz hale geldi böyle bir sürecin içerisinde Türkiye’nin anlayabildikleri kucaklayabilme imkânı yoktur. O açıdan biz bu büyük ülkenin kıt kanaat imkânlarla neler yapabildiğini biliyoruz. Çünkü bu hizmetlerin bu atılımların, bu icraatın altında imzası olan Demokrat geleniyiz. Büyük Atatürk’le beraber hür ve eşit vatandaşlık temelinde insanımızın fırsat eşitliği tanınarak devletten başlayarak her kademede yükselebildiği, siyasi hayatta, toplumsal hayatta, ticari hayatta kendisini inşa edebildiği ve geleceğini kurtarabildiği bir Türkiye iklimini yaratarak geliyoruz.” diye konuştu.

 “KENDİ FİKİRLERİNİ TÜRK MİLLETİNE DAYATIYORLAR”

 “Bugün birileri eşit biriler daha fazla eşittir mantığı içerisinde iktidardan olanların her şeye hakkının olduğu, iktidardan olmayanların müsaade edildiği kadar hakka ve hukuka sahip olduğu bir Türkiye’yi reddediyoruz.” diyen Genel Başkan Uysal, “O nedenle herkes için eşitlik diyoruz. Herkes için adalet diyoruz. Herkes için demokrasi diyoruz. Bugün demokrasiyi konjonktürel bir program olarak algılayanların devleti ele geçirdik diyerek kendi fikirlerini, kamunun gücü, kamunun kaynakları, kamu bankalarının finansıyla beraber mülkiyet yapıları değiştirilmiş, ulusal medyadan başlayarak Türk toplumuna, Türk Milletine dayattığına şahit oluyoruz. Pek çok dönemi yaşamış, pek çok buhranlı dönemi geride bırakmış Türkiye’nin bu dönemleri de geride bırakacağı kanaati içerisindeyiz. Elbette tarihimizde Osmanlı’dan başlayarak fetret dönemleri olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin de son 20 yıl devleti ele geçireceği izleyerek yola çıkanların devletin bağışıklık sistemini çökerterek, bugün kendi varlıklarını bir kaçınılmaz kadere dönüştürmek için olanca gayretiyle Türkiye’nin riskini arttırma teşebbüsü içerisindeler. İşte Demokrat Parti olarak ifade ettiğim temelde dün de mücadelemizi verdik. Bugün de mücadelemizi verdik. Türkiye’nin değerleri üzerinden kutuplaştırılarak, emeklilerimizden başlayarak dar gelirli vatandaşlarımızın, esnaflarımızın tarımla iştigal eden, hayvancılıkla iştigal eden insanlarımızın, tüccarlarımızın, sanayicilerimizin maalesef bu ülkede eşitsiz bir rekabet iklimi içerisinde hakkının gasp edildiğine hepimiz şahidiz. O açıdan Türkiye’nin en temelde bütün bu politikalarını değiştirerek, üreten bir ekonomik modele, beraberinde yurt dışında refah transfer edecek, küresel iklim içerisinde kendisini kodlamak mecburiyetinde olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim.” şeklinde konuştu.

 “TÜRKİYE’NİN PROBLEMİ HAK ETTİĞİ SİYASİ AKIL VE PROGRAMLA BULUŞAMAMASIDIR”

Türkiye’nin insan kıtlığı ve kaynak kıtlığı problemi olmadığını belirten Genel Başkan Uysal, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin en büyük problemi; Türkiye’nin büyüklüğünü, kudret kapasitesini anlayacak, o büyüklüğe denk bir siyasi akıl ve programla buluşamama problemi vardır. O açıdan bu kilidin siyahla beyaz arasında sıkıştırılmış Türkiye gündemi içerisinde vatandaşlarımızın gerçek gündemini konuşulmaması için olup olmadık, bu milletin müştereği haline gelmiş, dini milli demokrasimizin ve Cumhuriyetimizin değerlerini hiçbir şekilde siyasi alanda bir rekabet meselesi olarak değerlendirmiyoruz. Bu kilidi açabilmenin yegâne yolu yeniden siyaseti merkezde toparlayabilmektir. Merkez sağın bilerek ve istenerek kasıtlı operasyonlarla beraber nasıl Türkiye’nin 27 Mayıs’tan itibaren operasyonlara muhatap olduğu hepimizin hafızasındadır. Bir tarihi tecrübeyle beraber ortaya çıkmış, siyasi fikrimizin bugün milletimizin altın oran uyum noktası diyebileceğimiz beklentileri hissiyatı, ülkenin problemlerini en az yan maliyetle yönetilebilmesinin formülasyonu olarak da ifade edebileceğimiz anlayışımızı önümüzdeki süreçte en temel hedefimiz Türkiye’nin önünde kuvvetli bir ses, kuvvetli bir alternatife dönüştürmektir. Mücadelemiz bunun içindir. Afyonkarahisarımız’da bu basın toplantısı vesilesiyle değerli hemşehirlerimizle bir araya gelelim, değerli basın mensuplarıyla bir araya gelelim hem de beraberinde eski İl Başkanımız, değerli mücadele arkadaşımız Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayımız ayın Hikmet Bülbül’le birlikte seslenelim istedik.”

“21 YILLIK İKTİDARLARINDA DP GELENEĞİNİN ÇAKTIĞI KAMU İŞTİRAKLERİNİ TASFİYE ETTİLER”

DP Lideri Uysal, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçiminde inandığı değerleri koruyup, doğup büyüdüğü, bağrından çıktığı memleketinde mücadele vermek için sonuna kadar irade koyacaklarını belirtti. Genel Başkan Uysal, şunları söyledi:

“Sağımıza, solumuza bakmadan kendilerine mahkûm olduğunu zannedenlere inat Afyonkarahisarımızın da içine düştüğü bu sarmaldan çıkabilmesi için çabalıyoruz. Birilerinin keyfi uygulamalarıyla beraber, atama demokrasi anlayışı içerisinde maalesef Afyonkarahisar’ın problemlerini taşıyabilecek bir siyasi akıl ve heyetten yoksun bir şekilde, Türkiye genelindeki bu kutuplaşmanın getirdiği siyasi iklimle buradan bir başarı kurtaralım anlayışıyla mücadele verdiklerini görüyoruz. Demokrat Parti olarak yerel yönetimlerin önümüzdeki süreçte artık tarihin milletlerin yarışı olduğunu biliyoruz. Ama bu yarışta artık şehirlerin de olduğunu biliyoruz. Şehirleriyle, üniversiteleriyle bireysel vatandaşlarıyla artık Türkiye’nin bu rekabette var olması gerekmektedir. Afyonkarahisarımızın da sahip olduğu potansiyelin bilinci içerisindeyiz. Şöyle bir geriye doğru baktığımızda bizden önce ne yapıldı diyenlerin 21 yıllık icraatında bizim geleneğimizin Afyon’a çaktığı kamu iştiraklerinden başlayarak bunların tasfiye edildiği sürece şahit olduk.”

“YEREL YÖNETİMLER ANLAYIŞI ‘HALK GOYGOYCULUĞUNA İNDİRGENİYOR”

DP Lideri Gültekin Uysal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Günümüzde de Afyonkarahisarımız’a belki de en büyük katkıyı sağlayan Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin altında yine bu büyük hizmet kervanının imzası vardır. Yanlış uygulamalarla AKÜ’nün etrafında çarpık bir yapılaşmayla beraber üniversitenin Afyon’dan koparıldığınıda hepimiz görüyoruz. O açıdan yerel yönetimlerin artık vatandaşlarımızın adımlarını sokağa attığı andan itibaren vatandaşlarımızın pek çok derdinin muhatabı olduğunu biliyoruz. Aslolan zoru kolay kılmaktır. Yerel yönetimler anlayışı tırnak içinde ‘Halk Goygoyculuğuna’ indirgenerek milletimizin yarınlarını inşa edecek bir perspektife, vizyona, gelecek tasavvuruna sahip olmadan Afyon’da üç, beş müteahhitin siyasi ilişkilerle beraber rant hırsına kurban edildiğine şahit oluyoruz. Bırakınız şehrin merkezini yeni yapılanmaların olduğu, şehrin gelişen bölgelerinde bile sağlıklı bir planlamanın olmadığını görüyoruz. Afyonkarahisarımızın deprem riski karşısında şu ana kadar en ufak bir kamuoyu gündeminin teşkil etmediğine, bu zamana kadar şahit olduk. Bütün bu perspektiflerden bakınca yerel yönetimlerin çok kıymetli olduğu bu anlayış içerisinde değerli Belediye Başkan Adayımız Sayın Hikmet Bülbül, onunla beraber mücadele arkadaşlarımızla hakkı tutup kaldırmak adına memleketimiz adına doğru bildiklerimizi milletimizle paylaşacağız. Milletimize anlatacağız tekrar ve tekrar anlatacağız. Tekraren yerel seçimlerin Afyonkarahisarımıza hayırlı olması dileğimi paylaşıyorum.”