İLAHİYAT FAKÜLTESİNDE “KURAN BİZE YETER SÖYLEMİ” KONULU KONFERANS DÜZENLENDİ

   
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enbiya Yıldırım tarafından “Kuran Bize Yeter Söylemi” konulu konferans verildi.

Konferansa, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güler, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Mebrure Doğan ve Doç. Dr. Abdullah Çakmak ile akademik personel ve öğrenciler katıldı.

Prof. Dr. Enbiya Yıldırım, ziyaret ettiği dünyanın farklı ülkelerinde Müslümanların dertlerini ve sıkıntılarını anlamaya gayret ettiğini belirtti. Hadis ve Kuran’ı konu alan Yıldırım sözlerine şöyle devam etti:

BAŞKAN KÖKSAL MAL VARLIĞINI AÇIKLADI BAŞKAN KÖKSAL MAL VARLIĞINI AÇIKLADI

“Dinimizi yaşamak için yaslanmış olduğumuz iki kaynak var. Birincisi Mushaf dediğimiz iki kapak arasındaki Kur’an-ı Kerim, ikincisi hadistir. Kur’an-ı Kerim tartışma konusu değildir ama hadis iki kapak arasında olmadığından anlaşılması ayrı bir tartışma konusudur. Hadislerin anlaşılmasında, yorumlanmasında ve tebliğinde ümmetlerin farklı yaklaşımları ve fıkhi mezheplerin dayanakları vardır.”

“Sahih hadisler ile dinimizi yaşamalıyız”

Hadislerin inkarı konusunu ele alan Yıldırım, hadis inkarcılığını şu sözlerle anlattı:

“Türkiye’de hadis inkarcılığını besleyen iki zümre vardır ki bunlar; hadisleri bütünüyle reddedip bu hususta çalışan, alaycı üslup kullanarak gençleri etkileyenler ve her hadisi canla başla savunanlar özellikle Arapça yazılmış her kitaptaki ibareyi kutsallaştıranlar. Bunlar insanların zihinlerine şüphe tohumları ekmekte ve hadislerle alay edilmesine imkan veren malzeme sunmaktadırlar. Bu arkadaşlarımız sosyal medya aracılığı ile dini anlamda yetersiz bilgiye sahip olan arkadaşlarımızı kandırmaktadırlar. Dinimizi yaşamak için aslı olmayan ibadetlere ihtiyacımız yoktur. Biz elimizdeki sahih hadisler ile dinimizi yaşamalıyız. Benim Peygamberim yalan konuşmaz; benim peygamberim boşa iş yapmaz. Hadisleri anlamaya çalışırken lütfen bu ilkeyi aklımızda tutalım. Birinci asırdan itibaren hadislerin anlaşılmasında birçok ulemanın fikirleri bize kaynak olmuştur.  Geçmiş ulemayı anlayabilmek için mutlaka o zamanı göz önünde bulundurmalı ve o zamana göre değerlendirmeliyiz.  1857 tarihine kadar hadisleri inkar etme söz konusu değildi. Peki neden 1857’den sonra insanlar hadisleri inkar etmeye başlamalarının sebebi o dönemde Müslüman ülkelerin işgal edilmeye başlanmasıdır. Müslümanlar tarihlerinde ilk kez bir mağlubiyete maruz kalıyor bu da İslam dininde bir arayışa sebebiyet veriyor.”

“İnsanlar dine aç”

Yıldırım, gençlerin dini yeterince bilmediklerini ve bir arayış içerisinde olduklarını belirtti. Aciz insanın yaftalayan ve karşısındakine sürekli bir etiket yapıştıran insan olduğunu ifade eden Yıldırım, “Bizim insanımız dine aç bir ülke. Dini doğru bilmiyorlar ve kendilerine göre bir dini yaşamak istiyorlar. Dolayısıyla bu kardeşlerimizle ilgili bir kişi sokağa çıksa çok saçma söylemlerde bulunsa arkasından yüzlerce kişi gider. Çünkü dini bilgileri yetersiz ve sürekli bir arayış içinde olan bir toplum var. Bu insanlara ötekileştirici bir dil kullanmamalı ve onlara samimiyetle yaklaşıp doğru olanı öğretmeliyiz. Hiçbir kardeşimizi İslam adına feda edemeyiz” diye konuştu.

Konferans soru cevabın ardından sona erdi.