MADEN ARAMA RUHSATININ İPTALİ İÇİN AYAKTALAR

Sultandağları’nın en yüksek zirvesi olan Gelincik Ana’da Amerika Birleşik Devletleri menşeili Anazon Madencilik A.Ş.’nin ÇED raporu olmadan alınan ruhsata da uymadan değerli maden araması, bölge halkını harekete geçirdi. Vatandaşlar, Av. Seyda Afyoncu öncülüğünde, ilgili şirketin bölgedeki faaliyetlerinin durdurulması amacıyla Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Konu ile ilgili ilk duruşma, bugün gerçekleştirildi. Duruşmada Av. Seyda Afyoncu’nun yanı sıra Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. Turgay Şahin, Av. Emrah Kara, Av. Hatice Gök, Av. Melahat İpek Yılmaz Göktürk, Av. Zeynel Kaya ile Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Nihan Yenilmez Arpa da yer aldı.

“BAŞIMIZA GELECEK ŞEY AYNI”

Avukatlar, ilgili bölgede maden aranması için ÇED raporu istenmediğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu; Emirdağ’da benzer bir şekilde yapılan aramanın mahkeme tarafından iptal edildiğini belirtti. Baro Başkanı Av. Turgay Şahin ise Sultandağları’ndaki manzaranın İliç’teki duruma benzediğini belirterek “Başımıza gelecek şey aynı. Az olan şey, çok olan şeyin numunesidir” dedi.

Bölge halkından Turgut Akyıldız “Gelincik Ana bizim anamız” derken, 90 yaşındaki Ayşe Taş ise “Benim Gelincik Ana’da emeğim var. O ağaçları ben diktim. Dağımızı vermiyoruz” ifadelerini kullandı.

Davalı tarafın avukatı ise bir arkadaşının ricası üzerine duruşmaya katıldığını, esas avukatın İstanbul’da olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca Afyonkarahisar Belediyesi’nin müdahil olması talebinin de reddini istediklerini belirtti.

AK PARTİ AFYONKARAHİSAR TEŞKİLATINDA COŞKULU BAYRAMLAŞMA AK PARTİ AFYONKARAHİSAR TEŞKİLATINDA COŞKULU BAYRAMLAŞMA

Bölge halkının avukatları ise bölgede keşif yapılmasını, keşif yapılmaması hâlinde ise Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın raporundan yararlanılmasını talep etti.

Mahkeme başkanı, kararın taraflara iletileceğini belirtti.

“ARAMA RUHSATI HUKUKA AYKIRIDIR”

Sultandağı bölgesinden duruşma için Afyonkarahisar’a gelen vatandaşlar, duruşmanın ardından basın açıklaması yaptı.

Avukat Zeynel Kaya, kendisinin o bölgede büyüdüğünü belirterek “Akarçay havzasına, Çay-Sultandağı-Bolvadin bölgesini, yanlış politikalar sonucu kurumuş Akşehir gölü ile büyük tehlike altındaki Eber ve Karamık göllerini var eden, hayat veren Sultandağları büyük bir saldırıyla karşı karşıya. ABD merkezli ulusüstü bir madencilik şirketinin uzantısı olan Anazon Madencilik A.Ş. adında bir şirkete Sultandağlarının en yüksek zirvesi olan Gelincikana tepesi eteklerinde çevresel etki değerlendirme raporu alınması gerekli bulunmadan ‘değerli maden’ arama ruhsatı verildi. Şirket bu izne dayanarak arama faaliyetlerine başladı. Şirket henüz işletme ruhsatı almadan ve işletmeye başlamadan, daha arama faaliyetleri sırasında ÇED olumlu kararı olmaksızın yapılamayacak yöntemleri kullanarak, izin verilen sınırlar dışına çıkarak, köylerimizin otlaklarına izinsiz yollar açarak, ağaçları keserek, ormanları bozarak, dere yataklarını kestikleri ağaçlarla, taşla toprakla doldurarak ilerde neyi nasıl yapacağının işaretlerini göstermiştir. Şirketin bu faaliyetleri nedeniyle şirket yetkilileri, çalışanları, denetleme görevini layıkıyla yapmayan kamu görevlileri hakkında daha önce Çay Cumhuriyet Başsavcılığına bir suç duyurusu yaptık. Ne yazık ki bu soruşturmada henüz bir adım atılmamış olmalı ki soruşturmayla ilgili ne şikayetçilerle bir iletişime geçilmiş, ne de delillerin toplanması kapsamında herhangi bir girişimde bulunulmamıştır. Şirkete verilen arama ruhsatı hukuka aykırıdır. Hukuka aykırıdır çünkü bu arama faaliyeti tamamen verilen izinler kapsamına kalsa bile doğayı ve hayatımızı tehlikeye atmaktadır. Çünkü arkasından gelecek olanın dağlarımızın yarılması, kazılması, patlatılması, delinmesi olduğunun, bunun dedelerimizden miras kalan bu cennet köşeyi çocuklarımıza, torunlarımıza cüruf, toz ve çamur yığını olarak bırakacak olduğumuz anlamına geldiğinin bilincinde ve farkındayız. Bu bölgede yapılacak bir madencilik faaliyeti su kaynaklarımızı yokedecek, kirletecek, zehirleyecektir. Eber gölü, Karamık gölü, Sultandağı, Çay, Bolvadin ve Yalvaç’ın köylerini doğrudan etkileyecek, belki Eğirdir gölüne, Konya ovasının içerlerine kadar ciddi olumsuz etkileri olacaktır” dedi.

Vatandaşlar, basın açıklamasının ardından dağıldı.

Editör: Ayben Horzum